Boşanma avukatlarımız yoksulluk nafakası ve nafakanın artırılması veya azaltılması davalarında boşanma avukatı ve arabulucusu olarak tazminat, nafaka, velayet, mal rejiminin tasfiyesi konuları dahil olmak üzere boşanma ile ilgili her türlü konuda hukuki danışmanlık, avukatlık ve arabuluculuk hizmeti vermektedir.

Türk Medeni Kanunu’nun 175/1. maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakası ile kanun koyucu, boşanma halinde eşlerden birinin diğerinden yoksulluk nafakası istemesine imkân tanımıştır. Şartları;

  1. Taraflardan birinin talepte bulunması,
  2. Talep eden eşin ağır kusurlu olmaması,
  3. Talep eden eşin yoksulluğa düşmüş olması,
  4. Takdir edilecek nafakanın, ödeyecek eşin mali gücü ile orantılı olması.

Yoksulluk Nafakası Avukatı

Yoksulluk Nafakası

Hâkimin yoksulluk nafakasına karar vermesi için öncelikli şart, yoksulluğa düşecek olan eşin talebidir. Talep mevcut değilse hâkim re’sen yoksulluk nafakasına hükmedemez. Bu talep boşanma davası görülürken ileri sürülebileceği gibi boşanmadan sonra açılacak nafaka davasıyla da ileri sürülebilir.

Kanun koyucu yoksulluk nafakasını düzenlerken, yoksulluğa düşecek eşin kusursuz olması gerektiğini belirtmemiş fakat “kusuru daha ağır olmamak koşuluyla” diyerek talepte bulunan eşin kusuru olsa dahi diğer eşten daha az olması gerektiğine hükmetmiştir.

Dolayısıyla ağır kusurlu eş, yoksulluğa düşmesi nedeniyle nafaka talebinde bulunsa dahi bu durum, lehine nafakaya hükmedilmesine engeldir. Emsal nitelikli Yargıtay kararlarında bu husus şöyle ifade edilmektedir;

“Yoksulluğa düşen eş, boşanmaya yol açan olaylarda daha ziyade kusurlu olmamak kaydıyla, diğerinden hali ile mütenasip yoksulluk nafakası isteyebilir.”(YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2000/14218 K. 2000/14480 T. 20.11.2000)

“Boşanmaya neden olan hadiselerde kusurun ağırlığı davalı kadındadır. Ağır kusurlu davalı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru değildir. Ağır kusurlu davalı kadın yararına manevi tazminat takdiri isabetsizdir.” (YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E.2008/2-32 K.2008/86 T.30.01.2008)

Yoksulluk Değerlendirmesi Nasıl Yapılır?

Yoksulluk değerlendirmesi yapılırken toplumdaki genel anlayışa göre yoksul kabul ediliyor olmak yeterlidir, büyük bir yoksunluk içine düşmüş olmak gerekmez. Yoksulluk nafakası talep eden eşin durumu değerlendirilirken gelir kaynağı olup olmadığı, varsa bunların onu yoksulluktan kurtarıp kurtaramayacağı incelenir.

Yoksulluk nafakası miktarı belirlenirken, ödeyecek eşin mali gücü dikkate alınmalı ve üst sınır kabul edilmelidir. Zira hükmün amacı diğer eşi refah içinde yaşatmak değil, onun zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabileceği kadarıyla yoksulluktan kurtarmaktır.

Nafaka miktarı hâkim tarafından belirlenebileceği gibi kamu düzenine, ahlaka ve emredici hükümlere aykırı olmamak şartıyla eşler arasında belirlenip hâkim tarafından onanarak karara bağlanabilir.

Talep, boşanma davasında ileri sürüldü ise davaya bakmaya yetkili Aile Mahkemesine; boşanma davasından sonra ayrı bir dava ile isteniyorsa davacının yani nafaka alacaklısı eşin yerleşim yeri Aile Mahkemesine sunulmalıdır.

Yoksulluk nafakası kural olarak süresizdir fakat TMK 176/3 hükmüne göre alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.

Yoksulluk Nafakası Davası için Avukatlarımıza Ulaşın

İstanbul’da faaliyet gösteren Akkaş Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu boşanma avukatı ekibi anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma davalarında boşanma avukatı ve arabulucusu olarak boşanma ile ilgili her türlü konuda hukuki danışmanlık, avukatlık ve arabuluculuk hizmeti vermektedir.

1992 yılında kuruluşundan bugüne çalışmalarına devam eden Akkaş Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu‘na ve yoksulluk nafakası avukatı için avukat kadromuza İletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.