İstanbul’da faaliyet gösteren Akkaş Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu İstanbul ceza avukatı kadrosu gerçek ve tüzel kişilere yönelik her türlü suç isnadı, cezai şikayet, kovuşturma, soruşturma ve Şantaj Suçu Unsurları Cezası konularında müvekkillerimize 1992 yılından beri avukatlık ve danışmanlık hizmetleri sunmakta ve ceza mahkemelerinde kendilerini gerek müşteki vekili ve gerekse sanık müdafi olarak temsil etmektedir.

İstanbul ceza avukatı ekibimiz ceza hukuku davaları konusunda edindikleri 30 yıllık tecrübe ve uzmanlık çerçevesinde, müvekkillerimize en etkili sonucu sağlamak için hukuki destek vermektedirler. Ülkemizde ceza yargılaması Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile yapılmaktadır. Türk Ceza Kanunu cezaları belirlerken, Ceza Muhakemesi Kanunu ise yargılamanın usul ve prosedürlerinin nasıl olacağını gösterir. Ceza davalarına ilişkin olarak avukatlarımız; Şikayet dilekçesi ve eklerini hazırlamakta, Kollukta ve Savcılıkta ifade alınması sırasında hazır bulunmakta ve Ağır Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olarak hizmet vermektedirler.

Şantaj Suçu Unsurları Cezası

Şantaj suçu 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Hürriyete Karşı Suçlar başlıklı 7.Bölümünde düzenlenen bir suç tipidir. Korunan hukuki değer mağdurun hürriyeti, irade serbestisi içinde karar vererek hareket edebilmesi özgürlüğüdür. Maddi yarar elde edilme amacı taşınması halinde ise söz konusu mal değeri de korunan hukuki değer kapsamında değerlendirilebilecektir. Tehdit suçu ile benzerlik göstermekte olan şantaj suçunda fail, mağduru bir işi yapması veya yapmaması konusunda zorlamakta; kimi zaman da hakkı olmayan bir kazancı sağlamaya çalışmaktadır. Şantaj suçu, tehdit suçunun aksine şikâyete tabi değildir. Soruşturma makamı söz konusu durumundan ihbar veya şikâyet olmaksızın haberdar olsa dahi, re ’sen harekete geçip soruşturma başlatabilmektedir. Yine tehdit suçunda uygulanması söz konusu olan uzlaştırma şantaj suçunun faili için gündeme gelememektedir. Şantaj suçu nedeniyle bir dava açılabilmesi için, zamanaşımını kesen nedenler hariç olmak üzere; 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin geçmemesi gerekmektedir.

Şantaj Suçu Unsurları Cezası TCK’nun 107. Maddesinde Tanımlanmıştır:

Madde 107- 1)Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

İlk fıkrada birden fazla seçimlik hareket sayılmıştır. Kişinin bu suçun faili olabilmesi için var olan bir hakkını kullanıp kullanmayacağını veya yükümlülüğünü yerine getirip getirmeyeceğini karşı tarafa bildirmesi gerekir. Bu beyan sonucunda oluşan korku ve tedirginlikten dolayı mağdur, kanunlarca kendisine yüklenen bir işlemi yapmak veya yapmamak konusundaki iradesini kaybetmektedir.

Mağduru Kanuna Aykırı Bir Şeyi Yapmaya Zorlama Suretiyle

Örneğin failin, öğretmeni olan mağduru daha önce yaptığı kazayı kolluk kuvvetlerine bildireceğinden bahisle tehdit ederek sınavından geçirilmesini sağlaması. Failin söz konusu durumda suçu soruşturma makamlarına bildirmesi, hakkı olduğu kadar kanun tarafından kendisine yüklenen bir yükümlülükken; bu yükümlülüğü yerine getirmeyeceğini vaat etmek suretiyle mağduru kanuna aykırı davranmaya zorlamasıyla suç tipikliği ihlal edilmektedir.

Söz konusu durumda mağdur, dayatılan isteği gerçekleştirmek ile kendisi hakkında soruşturma başlatılması olasılığı arasında seçim yapmak durumunda bırakılmaktadır.

Haksız Çıkar Sağlama Amacıyla

Bu durumda fail, mağdura karşı yönelttiği beyanla kendisi içi bir menfaat oluşturmaya çalışmaktadır. Örneğin, fail kendisine karşı işlenen ve şikâyete tabi suç hakkında soruşturma makamlarına başvuruda bulunmamak için, şantaj suçunun mağdurundan maddi yardım istemesi; haksız çıkar sağlama amacı taşıyan bir eylemdir. Yapılacağı veya yapılmayacağından bahsedilen durumun, mağdurun irade serbestisi için hareket etmesini önlemeye yeterli olmalıdır. Mağdurda, failin söylediği şeyi gerçekten yapması korkusu var olmalı ve bu korkunun tesiriyle davranışlarda bulunmalıdır.

Ancak kişinin gerçekten bir hakkının veya yükümlülüğünün olup olmadığı somut olaylar çerçevesinde değerlendirilmelidir. Örnek olarak, haksız yere işten ayrıldığı düşüncesinde olan bir işçinin, işçilik haklarını elde etmek amacıyla; eski işverenini sigortasız çalıştırıldığı dönemlerden ötürü Sosyal Güvenlik Kurumu’na ihbar edeceğini söylemesi şantaj suçunun tipikliği ihlal etmeyecektir.

2)” Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.”

Maddenin bu fıkrası tehdidin özel görünüş hallerinden biridir. Fail kendisi veya başkasına bir yarar sağlanması amacını gütmektedir. Bunun gerçekleşebilmesi için de mağduru, kendisinin veya yakınının şerefi, namusu veya saygınlığı ile ilgili beyanlarda bulunacağı konusunda tehdit etmektedir.

Şeref veya saygınlığa zarar verecek nitelikteki hususun, şantaj yapılmasından önce gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Bunun yanı sıra bu husus, herkesçe bilinmemelidir. Toplum tarafından zaten bilindik olan bir durumun açıklanması, mağdurda korku uyandırmayacağından onu zorla bir edimde bulunmaya da zorlamayacaktır.

Bir hususun isnat edileceğinden bahisle yarar sağlanması durumunda ise, isnadın gerçekten var olan bir durum olması gerekmemektedir. Mağdurun iradesini istemediği bir şeyi yaparak fail veya başkası lehine yarar sağlamaya elverişli olması yeterlidir. İsnadın meşru yollarla ispat edilebilir olup olmaması da önem arz etmemektedir. Hatta tehdidin gerçekleşmesi dolayısıyla aslında olmadığı bilinen bir isnat nedeniyle, mağdur aleyhine bir adli- idari yaptırım uygulanması halinde şantaj suçunun faili hakkında ayrıca iftira suçundan da cezai yaptırım uygulanması söz konusu olabilir.

Mezkûr fıkrada yarar sağlanma saikı özel olarak aranmıştır. Bu maksadı taşımadan yapılan beyanlar Türk Ceza Kanunu’nun 106. Maddesinde düzenlenen tehdit suçunun oluşmasına yol açabilecektir. Bu yararın da manevi yarardan ziyade maddi yarar olması gerekmektedir. Ayni, nakdi ve hatta bedensel tatminler de maddi yarar kapsamında sayılabilir. Konuyla ilgili olarak,

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/588 Karar Tarihli Kararında:

TCK’nun 107. maddesinin birinci fıkrasında ‘haksız bir çıkar’ denilmesine karşın uyuşmazlık konusuyla ilgili ikinci fıkrasında sadece ‘yarar’ ifadesine yer verilmiş olması, bu iki kavramın birbirinden farklı olduğu anlamına gelmemektedir. İkinci fıkrada belirtilen yararın da haksız bir yarar olması suçun oluşması bakımından gereklidir. Talep edilen yararın failin zaten hakkı olan bir hususa dair olması durumunda şantaj suçu oluşmayacaktır. Elde edilmek istenilen yarar; para, mal veya bir hizmet sağlanması gibi maddi bir değer olabileceği gibi örneğin cinsel ilişkiye girmeyi temin etme gibi maddi değer dışında başka bir fayda da olabilir. “Şeklindeki açıklamasıyla, yarar kavramının hangi durumları uhdesinde barındırabileceğiyle ilgili açıklamalarda bulunmuştur.

 Şantaş Suçunun Unsurları

  • Fail

Kanun suçun faili olarak herhangi bir özel şart aramadığından herkes bu suçun faili olabilir. İlk fıkrada “hak sahibi veya yükümlülüğü” bulunan denilmesi bu suçu özgü suç haline getirmemektedir. Ancak failin kamu görevlisi olması halinde, somut olayın özelliklerine göre irtikap suçunun ayrıca incelenmesi isabetli olacaktır. Zira kamu görevlisinin bir işi yapmamak veya yapmamak için bir kazançta bulunmaya çalışması irtikap suçunun tipikliğini ihlal edebilir niteliktedir.

  • Mağdur

Gerçek kişi olan herkesin bu suçun mağduru olması mümkündür. Mağdur ile korunan değere sahip kişinin aynı kişi olması da gerekmemektedir. Eylemden etkilenen kişinin farklı bir kişi olması mümkündür. Ancak bu durumda da eylemden etkilenen kişiye karşı bir başka suç tipinin ihlal edilmiş olması incelenmelidir. Ceza kanunumuzda, Kanun Koyucu tarafından güdülen suç politikası gereği tüzel kişilerin suçun mağduru olması mümkün değildir. Somut olayın şartlarına göre suçtan zarar gören kişi sıfatına haiz olmaları söz konusu olabilir

  • Fiil ve Netice

Kanun maddesinde suçun işlenebilmesi için birden çok seçimlik fiilden bahsedilmiştir. Bunlar, bir hakkın kullanılması veya kullanılmaması, bir yükümlülüğün yerine getirilmesi veya getirilmemesi gibi farklı varyasyonlarla karşımıza çıkabilmektedir.

  • Suçun Konusu

Kişinin sahip olduğu ve fail tarafından bir hakkı kullanıp kullanmamak, haksız yarar sağlamak veya yükümlülüğü yerine getirmemek suretiyle sakatlanan ve serbestisini kaybeden iradesi oluşturmaktadır.

  • Manevi Unsur

Şantaj suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Taksirle veya olası kastla işlenmesi söz konusu değildir. Kanun koyucu ikinci fıkrada yarar sağlama amacını özel olarak aradığından kastın yanında saik de bulunmalıdır. Yarar elde etme maksadının var olup olmaması tipikliği ihlal edilen suçun da değişmesine neden olabilecektir.

Şantaj Suçu Unsurları Cezası

Türkiye’de Ceza Yargılaması

Ülkemizde ceza yargılaması Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile yapılmaktadır. Türk Ceza Kanunu cezaları belirlerken, Ceza Muhakemesi Kanunu ise yargılamanın usul ve prosedürlerinin nasıl olacağını gösterir. Ceza davalarına ilişkin olarak avukatlarımız; Şikayet dilekçesi ve eklerini hazırlamakta, Kollukta ve Savcılıkta ifade alınması sırasında hazır bulunmakta ve Ağır Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olarak hizmet vermektedirler.

Ceza avukatlarımız ayrıca Sulh Ceza ve Asliye Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olarak müvekkillerimizi temsil etmekte, savcılıklarca verilen takipsizlik kararlarına ve mahkemelerce verilen tutuklama kararlarına itiraz etmekte, temyiz dilekçesi hazırlamakta ve cezaevinde tutuklu ve hükümlü ziyaretleri yapmaktadırlar. Ceza hukukunda uzman avukatlarımız; Alkollü Araç Kullanma, Dolandırıcılık, Gümrük Kaçakçılığı, Güveni Kötüye Kullanma, Kredi Kartı Dolandırıcılığı, Mala Zarar Verme, Taksirle Yaralama ve Vergi Kaçakçılığı ile ilgili suçlamalarda ve ceza davalarında savunma hazırlamakta ve duruşmalarda müvekkillerimizi temsil etmektedirler.

Şantaj Suçu Avukatı Olarak Hizmetlerimiz

  • Şikayet dilekçesi ve eklerinin hazırlanması
  • Kollukta ve Savcılıkta ifade alınması sırasında hazır bulunulması
  • Ağır Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olunması
  • Asliye Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olunması
  • Sulh Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olunması
  • Savcılıklarca verilen takipsizlik kararlarına itiraz edilmesi
  • Tutuklama ve koruma kararlarına itiraz edilmesi
  • Temyiz dilekçesi hazırlanması
  • Cezaevinde tutuklu ve hükümlü ziyaretleri yapılması

Şantaj Suçu Unsurları Cezası için Bize Ulaşın

İstanbul’da faaliyet gösteren Akkaş Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu ceza avukatı kadrosu gerçek ve tüzel kişilere yönelik her türlü suç isnadı, cezai şikayet, kovuşturma, soruşturma ve diğer ceza davası konularında müvekkillerimize 1992 yılından beri avukatlık ve danışmanlık hizmetleri sunmakta ve ceza mahkemelerinde kendilerini gerek müşteki vekili ve gerekse sanık müdafi olarak temsil etmektedir.

1992 yılında kuruluşundan bugüne çalışmalarına devam eden Akkaş Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu‘na ve Şantaj Suçu Unsurları Cezası için avukat kadromuza İletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.