Boşanma avukatlarımız iştirak nafakası davası ve nafakanın artırılması veya azaltılması davalarında boşanma avukatı ve arabulucusu olarak tazminat, nafaka, velayet, mal rejiminin tasfiyesi konuları dahil olmak üzere boşanma ile ilgili her türlü konuda hukuki danışmanlık, avukatlık ve arabuluculuk hizmeti vermektedir.

İştirak Nafakası Davası Hangi Hallerde Nedir?

Evlilik birliği sırasında müşterek çocuğun eğitim, sağlık, barınma vb. her tür ihtiyacının giderilmesi anne ile babaya yüklenmiştir ve boşanma sonrası da bu yükümlülük devam eder.

Yani, kendisine çocuğun velayeti bırakılmayan anne ya da babanın, çocuğun bakım masraflarına katılma yükümlülüğü sona ermez; Türk Medeni Kanunu’nun  182/2 c.2’ye göre bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.

Boşanma davası görülürken talep edilebilecek olan iştirak nafakası, boşanma gerçekleştikten sonra da herhangi bir süreye tabi olmaksızın –fakat çocuk ergin oluncaya dek- talep edilebilir. Boşanma davası devam ederken istenmemiş olması sonradan istenmesine engel olmaz.

Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur; iştirak nafakası ile korunan, çocuğun yani küçüğün hakkıdır ve kamu düzeninden doğan bu hususu hâkim re’sen gözeterek iştirak nafakasına hükmedebilir. Dolayısıyla bu nafaka türünde talep zorunluluğu yoktur.

Boşanma davası görülürken talep olmasa dahi hâkim gerekli değerlendirmeleri yapar ve olayın şartları gerektiriyor ise re’sen iştirak nafakasına hükmeder. Hakimin burada geniş bir takdir yetkisi vardır.

İştirak Nafakası Davası Avukatı

Kararın kesinleşmesi ile işlemeye başlayan iştirak nafakası kural olarak çocuk ergin oluncaya yani 18 yaşına dek devam eder; bu tarihte çocuğun eğitimi devam ediyor ise eğitim tamamlanana dek ödenir. Sonrasında ise kendiliğinde kalkar.

Ergin olan çocuğun nafaka ihtiyacı devam ediyor ise (bu tarihten sonra velayet de ortadan kalkacağı için) bizzat kendisi yardım nafakası talebinde bulunabilir.

Ödenecek nafaka miktarı belirlenirken nafakayı ödeyecek eş ile velayet sahibi diğer eşin mali güçleri çocuğun ihtiyaçları gözetilerek ayrı ayrı değerlendirilir. Velayet kendisine bırakılmayan eşin mali gücü yoksa iştirak nafakasına hükmedilemez.

Nafakanın Artırılması Davası Hangi Hallerde Açılabilir?

TMK 176/4 hükmünde “tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir”; TMK 331 hükmünde ise “durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır” düzenlemeleri yer alır.

Yargıtay içtihatlarında nafakanın uyarlanması hususunda “…nafaka iradı, tarafların yaptıkları sözleşmeye dayansa bile şartları oluştuğu takdirde artırılabilir veya azaltılabilir. Aksi düşünce “güven” ilkesine aykırı düşer.

Zira davacının sözleşme (protokol) ile elde ettiği statüye beslediği güven, dayalı borçlunun sosyal ve ekonomik durumunun bu özel statüyü koruyacak seviyeden daha aşağı düşmediği (kötüleşmediği) veya hakkaniyet bunu gerektirmediği sürece sarsılıp boşa çıkarılamaz” ifadeleri yer almaktadır.

Kanunda yer alan düzenlemeler ve Yargıtay görüşü de dikkate alındığında görüldüğü üzere, şartların değiştirmesi yahut hakkaniyetin gerektirmesi hallerinde iştirak nafakası dava yolu ile arttırılabilir, azaltılabilir ya da kaldırılabilir.

Buna uygulamada Nafakanın Uyarlanması Davası adı verilir. Burada nafaka ödeyen ya da alan eşin mevcut durumunun değişmesi veya hakkaniyetin talebi haklı göstermesi gerekir.

Örneğin nafaka ödeyen eşin mali durumu kötüleşirse veya nafaka alacaklısı büyük bir miras sahibi olursa nafakanın uyarlanması talep edilebilir. Burada bakılacak en önemli husus şudur ki değişen şartlar, nafakaya esas teşkil eden duruma ilişkin olmalıdır.

Nafakanın uyarlanması talebine dair dava için herhangi bir süre yoktur, taraflar şartların değişmesi halinde başvurularını gerçekleştirebilirler fakat iştirak nafakasında çocuğun ergin olması tarihine dikkat edilmelidir zira bu tarihten sonra uyarlama talebinde bulunulamaz.

İştirak Nafakası Davası Avukatı için Bize Ulaşın

İstanbul’da faaliyet gösteren Akkaş Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu boşanma avukatı ekibi anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma davalarında boşanma avukatı ve arabulucusu olarak boşanma ile ilgili her türlü konuda hukuki danışmanlık, avukatlık ve arabuluculuk hizmeti vermektedir.

1992 yılında kuruluşundan bugüne çalışmalarına devam eden Akkaş Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu‘na ve iştirak nafakası davası için avukat kadromuza İletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.