İstanbul iş hukuku avukatı kadromuz işe iade edilen işçinin işe başlamaması halinde durum ile ilgili her türlü konuda çıkan uyuşmazlıkların çözümlenmesi konularında avukatlık, arabuluculuk ve danışmanlık yapmaktadır.

İstanbul iş hukuku avukatı ekibimiz iş hukuku ve iş hukuku davaları konusunda 1992’den bugüne edindikleri deneyim ve bilgiler çerçevesinde; işçi müvekkillerimiz adına ihbar tazminatı davası, kıdem tazminatı davası ve işe iade davalarının açılması ve takibi, mobbing ve kötü niyet tazminatlarına ilişkin davaların açılması ve takibi, fazla mesai ücretleri ve yıllık ücretli izinlerin kullandırılması, hesaplanması ve tahsili davaları açmakta ve takip etmektedirler.

İş hukuku avukatlarımız işveren müvekkillerimize işçi ve işyeri güvenliği konusunda dikkate alınması gereken hususlarda danışmanlık yapılması, işveren ve çalışanların haklarının korunması, işçiler tarafından açılacak davalarda haklarının korunması, güncel mevzuat ile uyumlu iş sözleşmesi hazırlanması ve iş sözleşmesinin feshi süreçlerinin yönetilmesi konularında danışmanlık yapmakta, dava ve dava dışı işlemlerde hukuki destek vermektedirler.

İşe İade Edilen İşçinin İşe Başlamaması Halinde Ne Olur?

İşe iade davası; kısaca işinden haklı bir neden olmaksızın sözleşmesi feshedilen işçilerin, fesih bildiriminden bir ay içinde iş mahkemelerinde açtığı ve işe dönüş talebini içeren davadır. O işyerinde altı aydan fazla çalışmamış ya da işveren vekili olan işçiler işe iade davası açamazken, 30’dan az işçi çalıştıran işverenlere karşı da bu dava açılamaz. Davanın işçi lehine sonuçlanması için ortada haklı nedenle gerçekleştirilen bir fesih bulunmamalıdır. Fesih işverence gerçekleştirilmelidir.

İşçi bu davada çalıştığı işine geri dönmeyi talep eder. Ancak işverenin işe başlatmaması ihtimaline binaen işçi, 4 aylık maaş tutarındaki boşta geçen süre tazminatını ve 4 ay ile 8 ay arasındaki işe başlatmama tazminatını da ister. Bu yazıda anlatılacak ihtimal, kişinin işe iade davasını kazanması, kararın kesinleşmesinden itibaren 10 gün içinde uygun bir şekilde işverenine işe dönüş talebini iletmesidir.

İşe İade Edilen İşçinin İşe Başlamaması Halinde Durum

İşçi, işe iade davasını kazanır ve kararın kesinleşmesini takip eden 10 gün içinde işe dönmek için işverenine başvurursa işe iade için gerekli prosedürü tamamlamış olur. Artık işverenin iradesini bekleyecektir. İşveren, bu bildirimden 30 gün içinde işçiye işe başlatmalı ya da yukarıda belirtilen tazminatları işçiye ödemelidir.

İşveren işçiyi geçerli sürede işe çağırırsa işçi menfaatleri gereği işe başlamalıdır. Bu ihtimalde işçiye işe başlatmama tazminatı ödenmeyecek, sadece boşta geçen süre tazminatı ödenecektir. Ancak işçinin işe başlama zorunluğu bulunmamaktadır. İşte bu durumda, diğer bir anlatımla işverenin usulüne uygun işe dön çağrısına işçinin haklı bir nedeni olmaksızın olumlu yanıt vermemesi durumunda işveren tarafından gerçekleştirilen ve geçersizliği işe iade davasında tespit edilen fesih artık geçerli bir fesih gibi sonuç doğuracaktır.

Bunun sonucunda da işçi, işe başlatmama ya da boşta geçen sürelere ait tazminata hak kazanamayacaktır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir husus da işçinin işe başlamama iradesinin haklı bir nedene dayanmaması durumudur. İşçi haklı bir neden olmadan işe başlamazsa herhangi bir alacak talebinde bulunamayacaktır.

İstanbul İş Hukuku Avukatı Olarak Hizmetlerimiz

İstanbul iş hukuku avukatı ekibimiz iş hukuku ve iş hukuku davaları konusunda 1992’den bugüne edindikleri deneyim ve bilgiler çerçevesinde; işçi müvekkillerimiz adına ihbar tazminatı davası, kıdem tazminatı davası ve işe iade davalarının açılması ve takibi, mobbing ve kötü niyet tazminatlarına ilişkin davaların açılması ve takibi, fazla mesai ücretleri ve yıllık ücretli izinlerin kullandırılması, hesaplanması ve tahsili davaları açmakta ve takip etmektedirler.

İş hukuku avukatlarımız işveren müvekkillerimize işçi ve işyeri güvenliği konusunda dikkate alınması gereken hususlarda danışmanlık yapılması, işveren ve çalışanların haklarının korunması, işçiler tarafından açılacak davalarda haklarının korunması, güncel mevzuat ile uyumlu iş sözleşmesi hazırlanması ve iş sözleşmesinin feshi süreçlerinin yönetilmesi konularında danışmanlık yapmakta, dava ve dava dışı işlemlerde hukuki destek vermektedirler.

İş hukukuna ilişkin düzenlemelerin asıl olarak 4857 sayılı İş Kanunu’nda bulunmaktadır. Dolayısıyla bir hukuki uyuşmazlığın olması durumunda ilk olarak bu kanuna bakılması gerekmektedir. Bunun dışında; 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu‘nda, 854 sayılı Deniz İş Kanunu‘nda, 5953 sayılı Basın İş Kanunu‘nda, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu … gibi kanunlarda iş hukukuna ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır. Bu kanunlar daha özel nitelikli kanunlar olup, bu kanunların alanına giren uyuşmazlığın bulunması durumunda ilgili kanunun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Ayrıca bazı hallerde 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun da uygulanması söz konusu olmaktadır.

İşe İade Edilen İşçinin İşe Başlamaması Halinde Durum Konusunda Bize Ulaşın

İstanbul’da faaliyet gösteren Akkaş Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu İstanbul iş hukuku avukatı olarak iş hukuku ile ilgili her türlü konuda; işçi ve işveren arasındaki ilişkilerin düzenlenmesi, hizmet sözleşmelerinin hazırlanması, işe alma ve işten çıkarmaya ilişkin usullerin oluşturulması, performans değerlendirme ve insan kaynakları yönetimi konusunda hukuki destek sağlanması, işçi ve işveren arasında çıkan uyuşmazlıkların çözümlenmesi konularında avukatlık, arabuluculuk ve danışmanlık yapmaktadır.

1992 yılında kuruluşundan bugüne çalışmalarına devam eden hukuk ve arabuluculuk büromuza ve işe iade edilen işçinin işe başlamaması halinde durum konusunda bilgi almak için avukat kadromuza İletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.