Ceza avukatlarımız güveni kötüye kullanma suçu konusunda müvekkillerimize 1992 yılından beri avukatlık ve danışmanlık hizmetleri sunmakta ve ceza mahkemelerinde kendilerini gerek müşteki vekili ve gerekse sanık müdafi olarak temsil etmektedir.

İstanbul ceza avukatı ekibimiz ceza hukuku davaları konusunda edindikleri deneyim ve bilgiler çerçevesinde, müvekkillerimize en etkili sonucu sağlamak için avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermektedirler. Ülkemizde ceza yargılaması Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile yapılmaktadır. Türk Ceza Kanunu cezaları belirlerken, Ceza Muhakemesi Kanunu ise yargılamanın usul ve prosedürlerinin nasıl olacağını gösterir.

Ceza davalarına ilişkin olarak ceza avukatı kadromuz; şikayet dilekçesi ve eklerini hazırlamakta, Kollukta ve Savcılıkta ifade alınması sırasında hazır bulunmakta ve Ağır Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olarak hizmet vermektedirler.

Güveni Kötüye Kullanma Suçu ve Cezası

Güveni kötüye kullanma, uygulamada emniyeti suistimal olarak da bilinmektedir. Bu suç, görevi kötüye kullanma ile karıştırılmamalıdır. Bu suç, dolandırıcılık ya da hırsızlık suçları karıştırılmaktadır.

Dolandırıcılıktan temel farklı, malın faile rıza ve irade ile teslim edilmesidir. Dolandırıcılıkta ise hileli hareketler nedeniyle iradenin sekteye uğraması ve kişinin algısına zarar verilerek işlem yapılması söz konusudur. Hırsızlıktan farkı ise hırsızlıkta yine ilk anda mağdurun rızası yoktur.

Güveni kötüye kullanma, Türk Ceza Kanunu’nda ise şu şekilde düzenlenmiştir: “Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.”

Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

Güveni Kötüye Kullanma Suçu Avukatı

Görüldüğü üzere malın ilk etapta rıza ile teslimi söz konusudur. Ancak, malı elinde bulunduran kişi zamanla muhafaza ya da belirli şekilde kullanma yükümlerini inkar etmektedir ve mal üzerinde kendisi ya da başkasına yarar sağlamaktadır.

Örnek olarak bir kişinin kışlık giyeceklerini kuru temizlemeye vermesi durumunda rıza ile teslim söz konusudur. Eşyaların kuru temizlemeci tarafından sahibine teslim edilmemesi durumunda güveni kötüye kullanma suçu oluşacaktır.

Yukarıda da açıklandığı üzere güveni kötüye kullanma suçu hırsızlık ve dolandırıcılık suçundan farklıdır. Aynı şekilde zimmet suçu da güveni kötüye kullanma ile aynı değildir.

Zira güveni kötüye kullanma suçu herkes tarafından işlenebilen bir suç iken zimmet suçu ise özgü bir suçtur. Diğer bir anlatımla zimmet suçu sadece kamu görevlileri tarafından işlenebilir.

Güveni kötüye kullanma suçu bakımından malın ilk etapta mağdurun rızası ile teslim alınması söz konusu olduğundan suçluluğun ispatı zor olabilmektedir. Bu nedenle profesyonel bir şekilde ceza avukatından yardım alınmasında fayda vardır.

Güveni Kötüye Kullanma Suçu Avukatı için Bize Ulaşın

İstanbul’da faaliyet gösteren Akkaş Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu ceza avukatı kadrosu cezai şikayet, kovuşturma, soruşturma ve diğer ceza davası konularında müvekkillerimize avukatlık ve danışmanlık hizmetleri sunmakta ve ceza mahkemelerinde kendilerini temsil etmektedir.

1992 yılında kuruluşundan bugüne çalışmalarına devam eden Akkaş Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu‘na ve güveni kötüye kullanma suçu avukatı için avukat kadromuza İletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.