Avukatlarımız ceza hukuku ve malpraktis alanında sağlık personelinin tıbbi hatalarından doğan sorumluluk, hekim hatası, yanlış tedavi ve teşhis nedeniyle açılacak ceza davalarında müvekkillerimize avukatlık, arabuluculuk ve danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Tedavinin yeminli bir mesleği icra eden hekimden beklenilen ölçülere ve endüstri standartlarına uygun ve gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan sorumluluk nedeniyle hasta ile doktor ve hastane arasında sık sık uyuşmazlıklar yaşanmakta ve bu uyuşmazlıklar zaman zaman mahkemelere taşınmaktadır.

Yaşanan bu uyuşmazlıkların çözümlenmesi sürecinde hukuk büromuz gerek hasta ve gerekse hastanelere karşı açılacak ceza hukuku ve malpraktis davaları olarak adlandırılan yargılama sürecinde hukuki destek vermektedirler.

İstanbul sağlık hukuku, malpraktis avukatı kadromuz ayrıca tedavi kapsamında yapılan yanlışlıklar veya işlenen taksirli ve kasıtlı suçların, tazminat ve ceza hukuku kapsamında ele alınması gibi konularda gerek ceza davası ve gerekse tazminat taleplerine ilişkin olarak hukuk davalarında avukatlık hizmeti sunmaktadırlar.

Ceza Hukuku ve Malpraktis

Ceza Hukuku Bakımından Sağlık Hukuku

İstanbul ceza hukuku ve malpraktis avukatı kadromuz hekim hatası, yanlış tedavi ve teşhis nedeniyle açılacak ceza davalarında müvekkilleri temsil etmektedirler. Sağlık hukukunun tazminat bakımından özelliklerine yukarıda kısaca değinilmiştir.

Ancak tazminat hukukunun dışında sağlık hukuku, ceza hukuku ile de ilişkilidir. Nitekim tıbbi müdahale sırası veya sonrasında bir suç işlenmişse, hastanın bu hususu bir suç duyurusuna konu yapması mümkün olacaktır.

Sağlık hukuku bakımından ortaya çıkan suçlarda dikkat edilmesi gereken husus, ortada sağlıklı bir rızanın bulunup bulunmadığıdır. Zira mağdurun rızası, suçun oluşmaması için yeterlidir. Dolayısıyla gerek hukuki bakımdan (onam formu) gerekse de cezai bakımdan hastanın rızasının doğru bir şekilde alınması önemlidir. Aksi takdirde suçlar oluşacak ve cezalar alınacaktır.

Görüldüğü üzere sağlık hukuku gerek hekim gerekse de hasta bakımından birtakım yükümlülükleri gerektiren, bu yükümlülüklere uyulmadığında ya da hakların farkına varılamadığında menfaat kayıplarına sebep olabilecek bir hukuk dalı olarak profesyonel bir çalışma ve takibi gerektirmektedir. Dolayısıyla ilgilinin profesyonel bir avukat yardımı alması önerilmektedir.

Malpraktis Nedeniyle Ceza Davası ve Yaptırımları

Hekim hatası, malpraktis nedeniyle oluşan zararlar açısından zarara uğrayanın hem hukuki hem de cezai bakımdan haklarını arayabilecektir. Bu makalede hatalı tıbbi uygulama nedeniyle hekimin cezai sorumluluğu anlatılacaktır.

Ceza hukuku ve malpraktis bakımından ilgilinin rızası varsa ortada bir hukuka uygunluk nedeni söz konusudur ve dolayısıyla suç oluşmayacaktır. Ancak ilgilinin rızası sağlık hukuku bakımından nasıl mevcut sayılacaktır? Sağlık hukuku bakımından ilgilinin rızasının bulunduğunun kabulü için daha önce de açıklandığı üzere;

  • Doktorun müdahalesinin tedavi amacıyla olması
  • Müdahalenin tıbbi standartlara ve gerekliliklere uygun olması
  • Hastanın muhtemel risk ve sonuçlarla ilgili bilgilendirilmesi
  • Hastanın tüm bu hususlara karşı beyan/rıza açıklayabilecek ayırtım gücüne sahip olması şarttır

Bu hususların bulunmaması halinde ortada bir rıza olmayacaktır ve bir zarar varsa hekim açısından kasten öldürme, kasten yaralama, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama taksirle öldürme, taksirle yaralama, suçları oluşabilecektir.

Sağlık Hukukunda Taksirle Yaralama Suçu

Sağlık Hukukunda Taksirle Yaralama Suçu

Taksirle yaralama, ceza hukuku ve malpraktis bakımından en sık rastlanılan suç türüdür. Bu suç tipinde netice öngörülmüş ya da öngörülememiştir ve böylece özen yükümlülüğü ihlal edilmiştir. Ancak netice hiçbir şekilde istenmemelidir.

Zira neticenin bilinmesi ve istenmesi halinde kast oluşmuştur. Kast halinde ise sonuca göre kasten yaralama, kasten öldürme ve görevi ihmal gibi suçlar oluşabilecektir. Taksirle hastanın ölümüne neden olunmasında da taksirle öldürme suçu oluşacaktır.

Kamudaki doktorlar bakımından soruşturma yapılabilmesi soruşturma iznine bağlı iken özel sektördeki doktorlar için bu durum söz konusu değildir. Soruşturma iznine gerek duyulmuyor ya da soruşturma izni verilmişse ilgili doktor hakkında iddianame düzenlenecek, iddianamenin kabulünün akabinde doktor aleyhinde bir kamu davası açılacaktır.

Öte yandan hekimler bazı durumlarda cezai olarak sorumlu olmayacaktır. Yukarıda açıklanan “geçerli rıza” hususu, hukuka uygunluk nedenlerindendir. Diğer bir husus ise nedensellik bağıdır. Eğer zarar ile doktorun ihlali arasında bir sebep sonuç ilişkisi yoksa doktorun cezai sorumluluğuna gidilmeyecektir.

Hastanın ağır kusuru, mücbir sebepler ve üçüncü kişilerin ağır kusurlarının varlığı halinde illiyet bağının kesilmesi söz konusudur.

Son olarak belirtilmelidir ki malpraktis değil de gelişen komplikasyonlar sonucu hasta zarar görür ise hekim sorumlu olmayacaktır. Daha önce açıklandığı üzere komplikasyonlar, malpraktisin aksine öngörülemeyen, ani bir şekilde ortaya çıkan problemlerdir.

Hekim standart tıbbi müdahaleleri yaptığı ve gerekli tüm dikkat/özeni gösterdiği takdirde oluşabilecek komplikasyonlardan sorumlu tutulamayacaktır.

Ceza Hukuku ve Malpraktis Avukatı Ekibimizin Hizmetleri

Ceza Hukuku ve Malpraktis Avukatı Ekibimize Ulaşın

İstanbul’da faaliyet gösteren Akkaş Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu avukatları ceza hukuku ve malpraktis alanında sağlık personelinin tıbbi hatalarından doğan sorumluluk, hekim hatası, yanlış tedavi ve teşhis nedeniyle açılacak ceza davalarında müvekkillerimize avukatlık, arabuluculuk ve danışmanlık hizmetleri vermektedir.

1992 yılında kuruluşundan bugüne çalışmalarına devam eden hukuk ve arabuluculuk büromuza ve İstanbul’da ceza hukuku ve malpraktis avukatı için avukat kadromuza İletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.