Ceza avukatlarımız cebir suçu, unsurları, cezası konularında müvekkillerimize 1992 yılından beri avukatlık ve danışmanlık hizmetleri sunmakta ve ceza mahkemelerinde kendilerini gerek müşteki vekili ve gerekse sanık müdafi olarak temsil etmektedir.

İstanbul ceza avukatı ekibimiz ceza hukuku davaları konusunda edindikleri deneyim ve bilgiler çerçevesinde, müvekkillerimize en etkili sonucu sağlamak için avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermektedirler. Ülkemizde ceza yargılaması Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile yapılmaktadır. Türk Ceza Kanunu cezaları belirlerken, Ceza Muhakemesi Kanunu ise yargılamanın usul ve prosedürlerinin nasıl olacağını gösterir.

Ceza davalarına ilişkin olarak ceza avukatı kadromuz; şikayet dilekçesi ve eklerini hazırlamakta, Kollukta ve Savcılıkta ifade alınması sırasında hazır bulunmakta ve Ağır Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olarak hizmet vermektedirler.

Cebir Suçu Unsurları Cezası

Cebir suçu 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Hürriyete Karşı Suçlar bölümünde düzenlenen bir suç tipidir. Korunan hukuki değer kişinin hareket etme özgürlüğü, irade serbestisi çerçevesinde davranışlarda bulunabilmesi ve vücut bütünlüğüdür. Cebir suçu tamamlayıcı nitelikli genel bir suçtur.

Türk Ceza Kanunu’nun birçok maddesinde “cebir kullanarak…” şeklindeki ifadeyle, asıl suçun oluşumuna neden olan hareketler içerisinde cebrin varlığı da aranmıştır.

Örneğin, Türk Ceza Kanunu’nun 265. Maddesinde düzenlenen Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçunda, failin kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanması gerekmektedir.

Kanunda suçun oluşumu için aranan şartlardan biri olarak sayılmaması halinde sadece cebirden ceza vermek mümkün olmaktadır. Uygulamada bu duruma mürekkep suç- bileşik suç da denmektedir. Cebir suçu şikâyete tabi olmayan bir suçtur.

Soruşturma makamının fiilin gerçekleştiğini öğrenmesi, soruşturmanın başlayabilmesi için yeterlidir. Aynı şekilde cebir suçu için uzlaşma kurumunun işletilmesi mümkün değildir. Zamanaşımını kesen durumları ayrık tutmak şartıyla, suçun işlendiği tarihten itibaren 8 Yıl içinde dava açılması mümkündür.

Cebir Suçu TCK Madde 108’de Tanımlanmıştır:

Madde 108: “Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.”

Madde metnin de anlaşılacağı üzere fail, mağdura karşı gerçekleştirdiği fiziki müdahale ile onu bir şeye yapmaya, yapmamaya veya kendine yapması için izin vermesine zorlamaktadır. Kanun Koyucu suçun meydana gelebilmesi için birden fazla fiil saymış olduğundan, seçimlik hareketli bir suçtur.

Söz konusu fiillerden birinin gerçekleşmesi suçu meydana getirecektir. Ayrıca bir sonuç aranmasına gerek yoktur. Cezalandırmada esas alınan ölçüt, Türk Ceza Kanunu’nun 86. Maddesinde düzenlenen Kasten Yaralama suçudur.

Kasten Yaralama

Madde 86- (1) “Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

(2) “Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.” …

Mağduru Bir Şeyi Yapması veya Yapmaması İçin Zorlama

Fail, mağdura karşı gerçekleştirdiği yaralama ile mağduru bir şeyi yapmaya veya yapmamaya zorlayabilir. Örneğin failin yan komşusunun arabasını evin önüne park etmesini engellemek için yaralaması, mağduru bir işi yapılmaması sağlamaya yöneliktir.

Kendisinin Yapmasına Müsaade Etmesi İçin Zorlama

Söz konusu durumda fail, yapacağı hareket ile mağduru; kendisine bir şeyi yapması için icazet etmeye zorlamaktadır. Örneğin kaçak kat çıkmak suretiyle manzarasının kapanmasına engel olunacak mağduru yaralayarak kendisine izin vermesine zorlama durumunda cebrin varlığından söz etmemiz mümkündür.

Cebir Suçu Unsurları Cezası

Cebir Suçu, Unsurları, Cezası için Bize Ulaşın

İstanbul’da faaliyet gösteren Akkaş Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu ceza avukatı kadrosu cezai şikayet, kovuşturma, soruşturma ve diğer ceza davası konularında müvekkillerimize avukatlık ve danışmanlık hizmetleri sunmakta ve ceza mahkemelerinde kendilerini temsil etmektedir.

1992 yılında kuruluşundan bugüne çalışmalarına devam eden Akkaş Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu‘na ve cebir suçu, unsurları, cezası için avukat kadromuza İletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.