Sosyal medyada bizi takip edin

Twitter Linkedin Facebook

Hukuk Büromuz avukatları, müvekkil ve müşterilerimizin hukuki işlerine, hızlı ve etkili sonuç alınabilecek çözüm önerileri sunmak için bütün deneyimlerini kullanırlar. Avukatlarımız, en etkin çözüm yolunu bulmak için müvekkillerle birebir görüşmekte, alternatif çözüm yolları sunabilmekte ve o sorunlara özel çözümler üretebilmektedirler.

Anasayfa | Faaliyetlerimiz | Boşanma | Hayata Kastedilmesi Nedeniyle Boşanma Davası

Hayata Kastedilmesi Nedeniyle Boşanma Davası

Boşanma sebepleri özel ve genel sebepler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebepleri 161-166’ncı maddeleri arasında düzenlenmiştir. Özel boşanma sebepleri olarak zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı, genel boşanma sebepleri olarak ise evlilik birliğinin sarsılması, eşlerin anlaşarak boşanmaları, bir boşanma reddinden sonra eşlerin üç yıl bir araya gelmemeleri fiili ayrılık sayılmaktadır.

Türk Medeni Kanunu’nun 162’nci maddesi üç ayrı boşanma sebebi düzenlemektedir. Maddeye göre “Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir”. Birinci sebep hayata kast, eşinin hayatını sona erdirme amacı taşıyan fiilidir. Eş mutlaka eşinin ölümünü istemeli ve bu amacını ortaya koyacak şekilde hareket etmelidir. Diğer boşanma sebebi ise eşin pek kötü davranmasıdır. Pek kötü davranış içerisinde acımasızca dövmek, devamlı bir odada kilitli tutmak, ayaklarını veya ellerini bağlamak, aç bırakmak gibi eylemler kabul edilmektedir. Kötü davranılması eyleminin hayata kastedilmesi eyleminden farkı, öldürme veya intihara teşvik amacı taşımamasıdır. Maddenin sayılan üçüncü boşanma sebebi ise eşe karşı onur kırıcı bir davranışta bulunulmasıdır. Eşe karşı onur kırıcı davranışta bulunmak, eşe onurunu zedeleyici şekilde hakaret etmektir. Eşin evden atılması, eşe hakaret edilmesi gibi eylemler bu kapsamdadır. Bu eylemler sözlü veya yazılı olarak ifade edilebilirler. Anılan bu eylemler 161’nci maddede düzenlenen zamanaşımı ve af hükümlerine tabidir.

Tek taraflı boşanma iradesinin sunulması ile boşanma kararı verilmez. Boşanmaya karar verebilmesi için boşanmak istenen eşin kusurunun bulunması gerekir, aksi takdirde boşanma kararı verilemez. Bunun dışında eşlerden birinin kusuru olmadan boşlanılması hali anlaşmalı boşanmanın bulunması halinde mümkündür. Mahkeme’nin boşanma kararını verebilmesi için duruşmada iki eşin de resen bulunması gerekmektedir. Zina’nın varlığı halinde duruşmanın yazılı olarak yapılması mümkün değildir, hakim iki eşin de boşanma konusunda diyeceklerini dinleyecektir.